Muradiye Cami – Manisa
0 deneyim
%0Değdi diyenler
%0Değmedi diyenler
Henüz etiketli deneyim yok.
Deneyim bırakmak için giriş yapmalısın.Giriş Yap
Muradiye Cami Fotoğraflar
10
Fotoğraf
Muradiye Cami Videoları
📹 Reels videosu ekle
Muradiye Cami Yol Tarifi / Nasıl Gidilir
Bu bölge için gezi rotalarına bak
Bu yerin bulunduğu şehir veya ilçe için hazırlanmış gezi rotalarını inceleyebilirsin.
Muradiye Cami Açılış Kapanış Saatleri
Pazartesi
24 Saat Açık
Salı
24 Saat Açık
Çarşamba
24 Saat Açık
Perşembe
24 Saat Açık
Cuma
24 Saat Açık
Cumartesi
24 Saat Açık
Pazar
24 Saat Açık
Muradiye Cami İletişim
Adres
Saruhan, 1905. Sk. No:47, 45010 Manisa Merkez/Manisa, Türkiye
Manisa içinde keşfet
Bu bölgedeki kategorilere hızlıca göz atın.
💬 Muradiye Cami Yorumları
Bu yer veya lezzet hakkında deneyimini yazabilir, fotoğraf ekleyerek diğer gezginlere yardımcı olabilirsin.
Yorum yapmak için Giriş yap.
Henüz bir yorum yok.
Google yorumları
Cami, medrese, imaret, çeşmeler, dükkânlar ve 19. yüzyılın başında buraya bir kütüphane binası da eklenmesiyle meydana gelen külliye, kapısının üzerinde ve iki yanında yer alan kitâbelere göre yapımı 1583 yılında III. Murad tarafından başlatılan caminin inşası 1586 yılında tamamlanmış, diğer birimlerinin inşası 1593 yılına kadar sürmüştür. 1688 depreminde zarar gören külliye onarıldıktan sonra 1780, 1782-1786 yıllarında da ciddi bir tamir geçirmiş, 1819’dan sonra ve 1952-1964 yılları arasında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir. Aslında külliyenin yerinde III. Murad’ın şehzadeliği sırasında yaptırdığı, yanında bir zâviye olan küçük bir cami bulunuyordu (1570-1572). Cemaati arttığından cami yetersiz kalınca padişah 1577 tarihli bir fermanla, yapının kapısının üzeri ile doğu ve batı duvarlarının yıkılması suretiyle büyütülmesine izin vermiştir. Fakat bina temelinden tamamen yıkılmış ve bugünkü külliye 1583’te bizzat Mimar Sinan tarafından planlanmıştır. İnşası ile görevlendirilen Mimar Mahmud Ağa bir süre sonra vefat edince görevi Mehmed Ağa üstlenmiştir. Cami. Enine dikdörtgen planlı yapının merkezî kısmının üzeri 10,80 m. çapında bir kubbe ile, bunun iki yanındaki (doğu ve batı) bölümler ise yarım çapraz tonozlarla örtülüdür. Beş bölümlü son cemaat yerinin ortası aynalı tonoz, yanları ise kubbe ile örtülmüştür. Burada mukarnaslı başlıklara sahip altı mermer sütuna sivri kemerler oturmaktadır. Caminin cümle kapısı kum saati motifli iki zarif sütunçe arasına alınmış olup üzeri stalaktitlidir. Sekizgen kesitli küçük kubbeli dört ağırlık kulesi daha çok dekoratif özelliğe sahiptir. Ana eksende yer alan mihrap, üzeri stalaktitli, iki yanında kum saati motifli somaki sütunçelerin yer aldığı çokgen biçimli bir niş halindedir. Mermer profilli silmelerin kuşattığı mihrabın palmetli bir tacı bulunmaktadır. Mermer minber zengin bir taş işçiliğine sahiptir. Caminin dört sütun üzerine sivri kemerli küçük bir vaaz kürsüsü vardır. Harimin kuzey kısmında dört sütun ve kuzey duvarının desteklediği kaş kemerli kadınlar mahfili, güneydoğu köşesinde ise iki sütun ve yan duvarların taşıdığı sivri kemerli hünkâr mahfili yer alır. Girişin iki köşesinde yer alan tek şerefeli minareler, avlunun ortasındaki sekizgen biçimli şadırvanla 1956’da asıllarına uygun biçimde restore edilmiştir. Caminin iki yanındaki galeriler dört ince sütuna dayanan Bursa kemerli revaklar halindedir. Bunlardan batıdaki tâli bir kapıya, doğudaki hünkâr mahfilinin kapısına açılmaktadır. Caminin değişik yerlerinde abartısız oranlarda uygulanmış olan çini, kalem işi, cam, alçı, ahşap ve madenî süsleme yalın bir zarafete sahiptir. 16. yüzyılın ikinci yarısının son derece kaliteli İznik çinilerinin kullanıldığı camide özellikle mihrap duvarındaki zengin çini süsleme mihrap üstü, pencere alınlığı ve çevresindeki gruplaşmanın dışında doğu ve batı duvarları ile son cemaat revakı pencerelerinin alınlıklarında da mevcuttur. Sır altı tekniğindeki mavi-beyaz çinilerde stilize geometrik motiflerle bitkisel desenler hâkimdir. İstanbul’dan gelen Mehmed Halîfe başkanlığındaki on iki nakkaş tarafından yapılan kubbe içi, pandantifler, pencere çevresi, minber külâhı ve son cemaat yerinin pencere alınlıkları ile mahfil tavanlarındaki kaliteli ve çok renkli kalem işi süslemelerde klasik motifler kullanılmıştır. Kapı ve pencere kanatlarındaki zengin ahşap işçiliğini madeni kabaralar ve kapı tokmaklarındaki zarafet tamamlamaktadır. Pencere kemerlerinde kırmızı ve beyaz renklerdeki taşların almaşık olarak kullanılması ile çok renkli ve armonik bir görüntü elde edilmiştir. Külliyede iki çeşmeden biri cami avlu duvarının kuzeydoğu köşesinde sivri kemerli kesme taştan yapılmıştır ve ayna taşı mermerden kaş kemerlidir. Dört adet kaş kemerli taş yeri bulunmaktadır. Zemin yükseldiği için biraz çukurda kalan diğeri ise medresenin kuzeydoğu köşesinde olup basık kemerli bir niş içinde sivri kemerli olarak düzenlenmiştir. Kesme taştan yapılan çeşmede iki küçük taş yuvası vardır.
Cami, ünlü Osmanlı mimarı Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Ancak Sinan’ın ileri yaşlarında olduğu bir dönemde inşa edildiği için yapım sürecinde öğrencileri ve kalfaları daha aktif rol oynamıştır. Bu yüzden eser, hem Sinan’ın izlerini hem de öğrencilerinin katkılarını taşır. Caminin içi oldukça zengin çini süslemeleriyle kaplıdır. Özellikle İznik çinileri, renkleri ve desenleriyle öne çıkar ve Osmanlı sanatının en parlak dönemini yansıtır. Bu yönüyle Manisa’daki diğer camilere göre daha gösterişli sayılır. Muradiye Camii, Osmanlı padişahı III. Murad adına yaptırılmıştır. Zaten caminin ismi de buradan gelir. Bu nedenle yapı, bir bakıma saray himayesinde yapılmış önemli eserlerden biridir. Cami tek başına bir yapı değildir; medrese ve imaret gibi bölümlerden oluşan bir külliyenin parçasıdır. Bu da onu sadece ibadet edilen bir yer olmaktan çıkarıp sosyal bir merkez haline getirmiştir. Ayrıca caminin akustiği oldukça başarılıdır. İmamın sesi, mikrofon olmadan bile caminin her yerinden rahatlıkla duyulabilecek şekilde tasarlanmıştır.
Osmanlı klasik döneminin en güzel örneklerinden biri. İç mekânda özellikle İznik çinileri çok dikkat çekiyor; renkler ve desenler oldukça iyi korunmuş. Mimarisi sade ama oldukça dengeli ve huzurlu bir atmosfere sahip. Mimar Sinan tarafından tasarlandığı için mimari detaylarda ustalık net şekilde hissediliyor. Fakat duraklama dönemi olduğu için büyük değil. Cami çevresi de sakin, kısa bir tarih molası vermek için ideal. Manisa’da mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri.
Kapalı Merkezdeki Sultaniye semtinde konumlanan Muradiye Camii’nin, Mimar Sinan’ın en değerli eserleri arasında. Mimar Sinan’ın cami projesini yaşamının sonlarına doğru çizdiği biliniyor. Ölümü sonrasında, öğrencilerinden biri olan Mimar Mahmut Ağa, inşa aşamasını üstleniyor. Fakat inşaat devam ederken Mimar Mahmut Ağa’nın da ölmesinden dolayı caminin yapımını tamamlayan isim, Mimar Mehmet Ağa oluyor. Tarihi cami, 3. Murat’ın adına yaptırılan külliyenin bir parçası durumunda. Bugün külliyeden geriye sadece imarethane ile medrese alanları kalmış durumda. Fakat bu alanların günümüzde müze olarak değerlendirildiğini anımsatalım.
Konum ve genel tanım • Manisa şehir merkezinde, Şehzadeler ilçesi sınırlarında yer alır.  • 16. yüzyıl Osmanlı klasik mimarisini temsil eden bir selâtin camisidir (padişah tarafından yaptırılmış büyük cami).  Tarih • Cami, Osmanlı padişahı III. Murad (Murad III) adına 1583–1586/1592 yılları arasında yaptırılmıştır.  • III. Murad’ın Manisa’da şehzade iken küçük bir cami vardı; bu cami yıktırılarak yerine bugünkü Muradiye Camii inşa edilmiştir.  • Caminin inşası Mimar Sinan tarafından projelendirilmiş, uygulaması Mimar Mahmut Ağa tarafından başlatılmış, onun ölümünden sonra Mimar Mehmet Ağa (Sedefkâr Mehmed Ağa) tarafından tamamlanmıştır.  • Muradiye Camii ve külliyesi, Manisa’daki Osmanlı döneminden günümüze ulaşabilmiş nadir yapılardan biridir ve kentin tarihî kimliğini temsil eder.  Külliye ve fonksiyon • Cami bir külliyenin merkez yapısıdır; caminin yanında medrese (eğitim kurumu), imaret (hayır evi / aşevi) ve dükkanlar bulunur. Bu yapılar sosyal ve kültürel hizmetler için tasarlanmıştır.  Mimari özellikler • Yapı Osmanlı klasik mimarisi tarzında inşa edilmiştir ve mimaride Mimar Sinan’ın etkisini taşır.  • Merkezi kubbe ve yarım kubbelerle geniş bir iç mekân oluşturulmuş, iç mekanı İznik çinileri ve zengin süslemeler ile bezeli olup, döneminin estetik özelliklerini yansıtır.  • Cami, Manisa’da bulunan en dikkat çekici tarihî dini yapılardan biri olarak kültürel miras değeri taşır.